
Banyoda neden kuvars kullanmıyoruz?
Dürüst olalım: Duş alanına yüksek güçlü bir ısıtıcı yerleştirmek oldukça riskli bir harekettir. Bir tarafta aşırı sıcaklık varken diğer tarafta da su damlaları bulunuyor. Eğer standart bir kuvars tüpü kullanırsanız, sorunlarla karşılaşırsınız. Kıpkırmızı yanan bir cam tüpün üzerine soğuk su damlasının düştüğünü hayal edin; cam tüp sadece çatlamaz, parçalanır. Buna “termal şok” denir ve bizim tam da kaçınmak istediğimiz şey budur. Özellikle de çıplak haldeyken bu tür durumlardan kaçınmalıyız. İşte bu yüzden patlamaya dayanıklı kuvars kullanıyoruz.
“Patlama” sorununu nasıl çözüyoruz?
Çoğu kızılötesi lamba, filamenti korumak için kuvars kullanır. Ancak buharlı bir banyoda, lamba ile su damlaları arasındaki sıcaklık farkı, normal camın dayanabileceğinden çok fazladır. Bu sorunu çözmek için tüpün etrafına özel bir güvenlik ağı veya güçlendirilmiş bir kaplama ekliyoruz. Bu, bir tür güvenlik ağı gibidir. Eğer cam tüp patlarsa, bu ağ her şeyi yakalar. Böylece cam parçaları duş alanına saçılmaz ve siz güvende kalırsınız.
Elektriği koruma altında tutmak
IP55 sınıfı da önemli bir faktördür. Bu, tozu ve suyun içeri girmesini engelleyen bir yapı olduğunu ifade eder. Şasiyi, suyun elektrik parçalarından uzak tutacak şekilde tasarladık. Amacımız, nemin içeri girmesini engelleyerek kısa devrelerin veya bir ay sonra arızalanan ısıtıcıların oluşmasını önlemektir. Şasi ile patlamaya dayanıklı tüp arasında iki katmanlı bir koruma sistemi vardır.
Dürüstçe söylemek gerekirse…
Bu güvenlik katmanları, ısıyı biraz olsun engeller. Açık bir cam tüpe kıyasla, yaklaşık %5-10 daha az ısı hissedilir. Ama dürüst olmak gerekirse, bu bedeli her seferinde ödemeye razıyım. Yüksek güç harika bir şeydir, ancak cihazın hemen yanında bulunduğunuzda bu durum tehlikeli olabilir. Ben, biraz daha az ısı hissetmeyi ve ısıtıcının banyomda bir “patlama kaynağına” dönüşmemesini tercih ederim.